2 Ocak 2012 Pazartesi

Bizde isteriz "Shaqiri"

İsveç asıllı genç yetenek Shaqiri....


Galatasarayımızın peşinde olduğunu duyduğumuz oyunculardan biri Xherdan Shaqiri.Fc Basel'de forma giyiyor ve henüz 20 yaşında.Süratli bir kanat oyuncusu.


Hazır transfer listesindeyken bende takip etmek istedim genç yeteneği.Top sürüş tarzını nedense Messi'ye benzettim.Top sürmede üstün bir yeteneği olduğu gözle görülebiliyor ve yaşı da henüz genç üstüne çok şey katabilir.


Gollerinin çoğunu ceza sahası dışından atmış Shaqiri.Topa vuruş tarzı da Stoch'u anımsattı bana :)


Topa yerden çok sert vurabiliyor.Bence ilerde ünlü bir futbolcu olursa bu özelliğiyle anılır.İstediği yere,çok sert bir şekilde vurabiliyor topa.Birde yanında ona pas yapan birisi olduğunu düşünün,tadından yenmez vallahi.


Ben bu oyuncuda gelecek görebildim.Piyasa değeri 12.500.000   (31.000.000 TL) yaklaşık olarak.Ama bu rakamlar medyada uçuk bir şekilde dolaşıyor.Oyuncuya da güzel bir para verdiğinizde 10.000.000  'ya olur bence bu iş.Vereceğiniz parayı da sonuna kadar hak eden bir oyuncu aynı zamanda.Bu arada Dinamo Kiev'de bu oyuncunun peşindeymiş.Yaklaşık 26.000.000TL teklif etmiş.Galatasaray biraz bastırsa rahatlıkla alır bu oyuncuyu.Çokta iyi olur koyarsınız kanada aksın gitsin.Sonra geleceğin Hagi'si olsun.... 


Buda videosu :



28 Aralık 2011 Çarşamba

Renkler bile aynı bu sürtüşme niye ?

Türk futbolu bu kadar kötü bir süreçten geçerken bir de bunların yanına gerçekten gereksiz olaylar yaşanıyor.Kayserispor ile Ambrabat arasında yaşanan olaylar gerçekten halimizin vahim olduğunun açık bir göstergesi.Oyuncu "Ben Galatasaray'da oynamak istiyorum" diyor.Kulübü biz kimseyi satmıyoruz diyor ve üstüne Ambrabat'ı A2 takımına yolluyor.

Bu ülkede kendini kabul ettirmiş 4 büyükler bulunmaktadır.Doğal olarak ülkemize gelen ve ülkemizde oynayan her oyuncunun bu takımlarda forma giymek istemesi gayet normal olarak karşılanmalı.Ancak bazı kulüpler kendilerini 4 büyüklere oyuncu yetiştiren kulüp olarak gördüklerinden ve onların doğrultusundan hareket etmek istememesinden bugün bu krizi yaşıyoruz.

Her oyuncu oynayacağı ve oynamak istediği kulübü belirtmekte özgürdür ve özgür olmalıdır.Kimseye sen niye orada oynamak istiyorsun denilemez bile.Ancak bunun yanı sıra kulüp oyuncuyu satmak istemiyorsa ve sözleşmesi devam ediyorsa, oyuncuda her türlü çabasını sözleşmesi olan takım için harcamalı.

Ama siz ki büyük bir kulüpsünüz ve oyuncunuz başka bir takımda forma giymek istiyor.Bırakın gitsin,oynasın sizde paranızı alın.A2 takımına göndermek daha büyük krizlere yol açabilir.

Ambrabat gerçekten kaliteli bir oyuncu.Umarım bu olaylar karşısında çürüyüp gitmez ve hak ettiği yerde top koşturur.Eğer bu oyuncuyu başka takım transfer ederse kazanan yine Türkiye olur.Bu olaylar karşısında yetenekli bir oyuncuyu ülkemizden kaybedersek Amatör olan biz olmaz mıyız ?

27 Aralık 2011 Salı

İşte Yeniler







Spor Toto Süper Lig'de 27.12.2011 itibari ile gerçekleşen transferler şöyle :


Diego Biseswar >> Kayserispor (4.5 Yıllık)
Nurettin Kayaoğlu >> Kayserispor (3.5 Yıllık)
Kamil Ahmet Çörekçi >> Kayserispor (3.5 Yıllık)
Umut Sözen >>  Kayserispor  (4 Yıllık)
İbrahim Akın >> Gaziantepspor (3.5 Yıllık)
Kerim Zengin >> Gaziantepspor (1.5 Yıllık)
TD | Ersun Yanal >> Eskişehirspor (3.5 Yıllık)
Torric Jebrin >> Trabzonspor (5 Yıllık)
Hector Cuper >> Orduspor (2.5 Yıllık + 1 Yıl Opsiyon)
Mustafa Sarp >> Karabükspor (1 Yıllık + 1 Yıl Opsiyon)
Ergün Teber >> Gençlerbirliği (Sezon sonuna kadar)


20 Kasım 2011 Pazar

Beşiktaş-Galatasaray derbi yorumu

Beşiktaş-Galatasaray.....İlklerin maçı diye başlayalım yazımıza.


Bu maçta toplamda en az 3 gol bekliyorum.2 takımda atak oyunu oynayan kulüpler.Ancak Beşiktaş'ın arkasında muhteşem bir taraftar desteği olacağını bilmeyen yoktur heralde.Galatasaray bundan ne denli etkilenir merak konusu.

Beşiktaş maça hızlı başlayacaktır.Galatasaray ise bu dakikalarda kontratak ile çıkmaya çalışacak gibi gözüküyor.Ancak Beşiktaş gardını çabuk kaybeden bir takım.Galatasaray ise ayağa pas yapamayı çok iyi başarıyor.Ayağa ne kadar çok pas yaparlarsa rakibi yorarlar ve maçtan erken düşürürler rakiplerini.2.yarı Galatasaray'ın yarısı olur tahminimce.Terim'in,Aysal'ın ve birçok futbolcunun ilk derbisi.Muhakkak kazanmak isteyeceklerdir.Beşiktaş ise şüphesiz kendi taraftarı evinde 3 puan için ter dökecek.

Sonuç olarak bol gollü bir maç bekliyorum.Seyir keyfi yüksek olur.Kaliteli oyuncular var her 2 takımda da.Her 2 takıma da bol şans diliyorum.

19 Kasım 2011 Cumartesi

Fenerbahçe-Eskişehirspor maç yorumu!

Kaynak:ntvspor.net
Fenerbahçe 1-0 Eskişehirspor
Gol: '14 Bienvenü ('19 Kırmızı Kart)


Fenerbahçe beklenildiği gibi evinde Eskişehirsporu mağlup etmeyi başardı.Ancak karşılaşmadan çok kolay bir galibiyetle ayrıldığını söyleyemeyiz.Özellikle Eskişehirspor maça 11 kişi devam etseydi bence daha farklı sonuç çıkabilirdi.

Eskişehirspor maça hızlı başladı ve rakip kaleyi bunalttı.Ancak bu dakikalarda Bienvenü hızını ve takipçiliğini göstererek takımını öne geçirdi.Ardından da rakibini oyundan attırdı.Maçın kırılma anıydı bu dakikalar.Maçın genelinde ise Fenerbahçe ayağa pas yaparak pozisyon bulmayı denedi.Eskişehirspor ise 10 kişi olmanın dezavantajlarını fazlasıyla yaşadı.Batuhan takımı hareketlendirdi fakat yetmedi.Dede'nin o şutu gol olsaydı gerçekten jeneriklik bir gol olurdu ama olmadı.
   Trabzonspor'un puan kaybetmesi ve derbinin olmasıyla birlikte Fenerbahçe'nin 3 puan alması arayı açabilir.Yarınki derbi olurda berabere biterse Fenerbahçe çok kârlı çıkar.

Fenerbahçe

10 Kasım 2011 Perşembe

Basketbol ülkemizde ne kadar da gelişti değil mi ?

     Bundan 5-6 yıl öncesine kadar ülkemizde "basketbol" denildiğinde akla gelen ilk şey NBA oluyordu.Şüphesiz ordaki yıldızları izlemek bizi bu oyuna çekiyordu ve ilgimiz gittikçe artıyordu.NBA sayesinde mi bilinmez ama ülkemiz son yıllarda basketbolda çok önemli bir yol almış bulunmaktadır.Ülkemizde düzenlenen Dünya Şampiyonasında "Final" oynamamız,Fenerbahçe Ülker'in 2011 Euroleague'deki başarısı bunlardan bir kaçı.Örneğin şuana baktığımızda Kadın Basketbol takımlarımızın oynadığı son 16 maçta 16 galibiyet alması konunun en kısa özeti olarak gösterilebilir.Ve biz bundan bir kaç yıl öncesine kadar basketbolda başarı nedir bilmezken bu seneki avrupa şampiyonasında gruplardan çıkamamızın ülkemizi üzmesi ve çıkacak güçte olmamız geliştiğimizin en somut örneğidir.Diğer bir taraftan ise Enes Kanter'in 2011 Draft'ında 3. sıradan seçilmesi ise apayrı bir konudur.
 
  Şüphesiz ki ülkemizdeki basketbol sevgisi her ne kadar futbol sevgisini geçemesede bu spora da önem verilmektedir.Ve ülkemizin ilerleyen yıllarda çok büyük başarılar elde edeceğinden eminim.


Hiddink'ten Hırvatistan'a gözdağı

Milli Takımlar Teknik Direktörü Guus Hiddink Hırvatistan maçı öncesi açıklamalarda bulundu.Hiddink yaptığı konuşmanın genelinde takımın maça hazır olduğu ve tüm oyuncuların bu maçta sahaya çıkmayı beklediklerini dile getirdi.

Ayrıca tecrübeli teknik adam Nuri'yi kadroya almamasının nedenini ise “Nuri'nin, aramızda olan futbolcularla aynı seviyede olması düşünülemezdi” ifadelerini kullandı.


Son zamanlarda büyük çıkış gösteren Burak Yılmaz için ise elinden geleni yapacağını ve onun gelişmesine katkıda bulunmak istediğini söyledi.

Yarınki maç için öncelikli hedeflerinin gol yememek olduğunu belirten tecrübeli teknik adam “Hırvatistan'ın deneyimli oyuncuları var. Gol atan, asist yapabilen iyi oyuncuları var. En önemli hedeflerimizden birisi gol yememek. Bunun için de en önemli yapılacak şey pas alışverişini kesebilmek. Bu noktada önlemlerimizi alacağız” diye konuştu.

31 Ekim 2011 Pazartesi

Onlar Türk futbolunun Katibi değil 'Katili'

Sezona şike olaylarından dolayı oldukça yoğun günler geçirerek başladık.Ertelenen lig,hasret kalınan futbol derken ülkemizde futbol ateşi gittikçe büyüdü.Şike konusunda hiç bir suçlama almayan ve TFF'nin özellikle koruduğu hakemlerimiz ne yazık ki  şuan ki içinde bulunduğumuz durumun tek katilidirler.

Hafta içi oynanan Galatasaray-G.antep maçında Abdullah Yılmaz'ın verdiği ve vermediği kararlar gerçekten tartışma konusu.Servet'e gösterdiği kırmızı kart yanlış.Karar doğru ancak cezası sarı kart.Bunu MHK bile açıkladı ve Yılmaz'ı bir süre dinlendireceklerini açıkladılar.
Ardından Fenerbahçe-Karabükspor maçında Aytekin Durmaz.(Bu ayrıntıya girdiklerim sadece bir kaçı.) Özellikle Caner'in pozisyonunu avantaja bırakmayıp faul çalması gerçekten hayret verici.Ve çıkardığı,çıkarmadığı kartlar ile çok eleştirilecek gibi gözüküyor.

Türk futbolu bunca zorluğa rağmen kalkınmaya çalışırken hakemlerimizin buna yardımcı olmak yerine zarar vermesi gerçekten üzücüdür.Umarım gelecek haftalarda en iyi şekilde maçları yönetirler ve gerçekten bir maç izleyebiliriz.