20 Haziran 2012 Çarşamba
Amrabat Krizi
Uzun zamandır gündemi meşgul eden Amrabat krizi daha da büyümeye devam ediyor.En son kulübümüz borsaya görüşmelerin başladığını bildirdi.Ancak Süleyman Hurma'nın yaptığı açıklamada Galatasaray'ın 7 milyon € teklifini az gördüğünü açıkladı ve işler yine karmaşık bir yola girdi.
İşin diğer tarafına gelirsek ben Amrabat'ın alınmasından yanayım.Çünkü oyuncu sizi istediğini açık açık söylüyor.Bu nedenle onu transfer ettiğinizde forma mücadelesi vereceği aşikar.Çoğu zaman bir oyuncuya siz talip olursunuz ve sonra oyuncunun performans göstermesini beklersiniz.Ancak bu sefer işler farklı.Amrabat kendisi gelmek istiyor ve geldiği zaman da bu kadar olay yaşandığı için diğer yabancılar gibi yatamayacak.Eğer oyuncu transfer edilirse bu büyük bir avantaj çünkü forma mücadelesi daima takımdaki rekabeti arttırır.
Oyuncunun kalitesine gelirsek,Amrabat ŞL için tam da isabet bir oyuncu olmayabilir ancak genç ve dinamik olması onun için büyük bir avantaj olacaktır.Aynı zamanda bir çok kulvarda boy gösterecek takımımız için böyle oyuncular daima bir kâr olacaktır.Transfer olduğunu düşünürsek,takımdaki büyüklerin tecrübelerinden yararlanır ve düzgün bir şekilde futbolunu oynarsa çok daha iyi yerlere gelebilir.Sonuçta oynadığı takım Galatasaray olacak ve devler liginde boy gösterme şansı bulacak.
Oyuncu transfer edilirse mutlu olurum.Bu kadar isteyen bir oyuncuyu takımda görmek bana mutluluk verir.Ha diyelim ki transfer olmadı o zaman da aman aman üzülmem.Çünkü alternatif olarak Assaidi ismi dolaşıyor kulislerde.Oyuncuyu tanımıyordum ancak videolarından yetenekli olduğunu anladım.İnşallah kulübümüz için en doğru sonuçlara ulaşırız.
3 Mayıs 2012 Perşembe
Bir ihtimal daha var..
Bir ihtimal daha var....Aslında tek ihtimal var şuandan sonra "SEN ŞAMPİYON O-LA-CAK-SIN"
Dün Trabzonspor karşısında puan kaybettikten sonra içimizde biraz da olsa burukluk olmuştu.Ancak bugün Beşiktaşın İnönü'de Fenerbahçe'yi mağlup etmesi ile yine bir çok senaryo ortaya çıktı.Ancak avantajlı konumda olan biziz.
Nitekim hafta sonu Arena'da Beşiktaş ile karşılaşacağız ve aynı saatte Avni Aker'de Trabzonun konuğu Fenerbahçe olacak.Maçların aynı saatte olması heyecanı arttıracak tabikide.Ancak Galatasaray Arena'da şampiyonluğu ilan etme gibi bir şansa sahip.
Şöyle ki hafta sonu Beşiktaştan 3 puan alır ve Fenerbahçe'de Trabzonda puan kaybederse,aradaki puan farkı 5 yada 6 olacak.Bu durumda son hafta oynanacak maç prestij maçından öteye gitmeyecek.Aslında bütün ihtimaller bizden yana.Oldu ki 3 puan kaybettik ve Fenerbahçe galip geldi.Puanlar eşit olacak ve Fenerbahçe sıralamada üst sıraya çıkacak.Yani her şey son haftaya kalıcak.
Temennimiz Arena'da şampiyonluğumuzu 55 bin taraftarımız önünde haykırarak kutlamak.Belki de sezonun ikinci yarısında Beşiktaşı son dakikada 3-2 yendiğimiz maç bu maça işarettir.Belkide hafta sonu belki de.....
20 Nisan 2012 Cuma
El "Clasic O"
El Clasico.Dünyanın en iyi derbisi nitekim.Sahanın neresine baksanız yıldız görüyorsunuz, yedek kulübesinden forvet hattına kadar.Şüphesiz mükemmel bir maç izleyeceğiz.Ancak artık kafamızda "Barcelona yener" tabiri öyle bir oturmuş durumda ki sanki tüm maçlar Barcelonanın yenmesi için yaplımış gibi.
Ancak bu sene farklı olan bir şey var.Real Madrid bu sıralar en formda olduğu dönemini yaşıyor ve Barcelona'nın 4 puan önünde duruyor.Maçı kazanırsa Madrid sokaklarına karnaval erken gelir ancak bir de kaybedilirse...İşte o zaman puan farkı 1'e düşer ve Madrid her maçını tabiri caiz ise diken üstünde oynamak zorunda kalır.Ee bu da doğal olarak stres,gerilim demek.Yani işini çıkmaza sokabilir.
Madrid'de şüphesiz en büyük koz Ronaldo.Ancak bu sezon Higuain,Benzama,Mesut gibi oyuncuların çıkışı ve bunların yanına yenilerinin eklenmesi Madrid'i daha güçlü yapıyor.Ancak karşısındaki takım ise Barcelona.Takımda Messi en önemli futbolcu ama neredeyse 11 oyuncuda golleriyle,yaptıkları işleriyle yardımcı oluyor.Maçın Nou Camp'ta olması Barcelona için büyük bir avantaj ama Madrid bu Barcelona'yı yenecekse bence tam vakti bu sene.
Yine yüksek bir sesle "HALA MADRİD!" diyoruz tabikide.Madrid'in Barcelonayı yeneceğine inancım çok yüksek.Madrid'e başarılar diliyoruz ve artık klasikleşen derbilerin bozulmasını temenni ediyoruz.
Yayın:Ntvspor
Saat: TSİ 21:00
Tarih: 21.04.2012
Ancak bu sene farklı olan bir şey var.Real Madrid bu sıralar en formda olduğu dönemini yaşıyor ve Barcelona'nın 4 puan önünde duruyor.Maçı kazanırsa Madrid sokaklarına karnaval erken gelir ancak bir de kaybedilirse...İşte o zaman puan farkı 1'e düşer ve Madrid her maçını tabiri caiz ise diken üstünde oynamak zorunda kalır.Ee bu da doğal olarak stres,gerilim demek.Yani işini çıkmaza sokabilir.
Madrid'de şüphesiz en büyük koz Ronaldo.Ancak bu sezon Higuain,Benzama,Mesut gibi oyuncuların çıkışı ve bunların yanına yenilerinin eklenmesi Madrid'i daha güçlü yapıyor.Ancak karşısındaki takım ise Barcelona.Takımda Messi en önemli futbolcu ama neredeyse 11 oyuncuda golleriyle,yaptıkları işleriyle yardımcı oluyor.Maçın Nou Camp'ta olması Barcelona için büyük bir avantaj ama Madrid bu Barcelona'yı yenecekse bence tam vakti bu sene.
Yine yüksek bir sesle "HALA MADRİD!" diyoruz tabikide.Madrid'in Barcelonayı yeneceğine inancım çok yüksek.Madrid'e başarılar diliyoruz ve artık klasikleşen derbilerin bozulmasını temenni ediyoruz.
Yayın:Ntvspor
Saat: TSİ 21:00
Tarih: 21.04.2012
8 Nisan 2012 Pazar
Bu nasıl bir son hafta heyecanı ?
Ligin son haftasına geldik Nisan'ın 8'inde.Kapanış maçını Manisaspor-Galatasaray oynayacak ama sanki oynanacak maç son hafta maçı değil de sıradan bir maç gibi heyecean veriyor insanlara.Heyecan veriyor lafımı yanlış anlamayın,heyecan da vermiyor aslında.Bir yandan da eziyet gibi bir şey.Bir an önce bitsin de şu lig play-off'lar başlasın havasındayız.
Düşünsenize şimdi Mayısın sonları son hafta maçları oynanacak.Maçlar aydınlık havada oynanıyor,tribünlerde kısa kollu giymiş,şapkasını takmış taraftarlar.TV'de şampiyona hazırlanan klipler,videolar.Her merkezden canlı yayın.Bir nevi Brezilya Karnavalı.
"Yetim bir lig oldu bu sene"
Düşününce gerçekten bu başlık "cuk" diye oturdu.Ligin ne suçu var arkadaşım?Bu ligi bu hale getirenler bu ligi yetim bırakanlar utansın aman banane(!) demek vardı ama bu tutkuya öyle bir bağlanmışız ki düşündüğümüz şeyler neler olması gerekirken neleri düşünüyoruz.Alın yeni bir sistem de ben öneriyorum.34 hafta koşturma oyuncuları 4 büyükleri koy play-off'a diğerlerinide kendi arasında turnuva yap.2 ayda oynansın bitsin maçlar(!)
Zaten biz bu tutkuyu sadece kupa kaldırmak,ezeli rakiplerimizi yenmek için yaşıyoruz.Bize ne her hafta heyecandan.2 ayda olsun bitsin işte.
Yukarıda saçmaladığım gibi play-off'ta bunun gibi bir saçmalık.Biz sadece derbi izlemek için takım tutmuyoruz sonuçta.O bahsettiğim şampiyonluk havaları,deplasman maçları,oyun içi oyun dışı 1 sene boyunca takip etmek vs. bunlar bizi bu tutkuya çeken sebepler.
Öte yandan da öyle bir kin beslemiş ki insanlar ezeli rakiplerini yenmekten başka bir amaçları yok sanki.Bırak canım yenilebilirsin güzel bir heyecan yaşa yeter.Her şey yenmek değil ki bazen.Dostluk,maç öncesi heyecan,tatlı atışmalar bu işin güzelliği.
Seneye kalkmasını ümit ediyoruz tabiki de.Bu kadar yazıdan sonra seneye de oynansın demem saçma olurdu zaten.Bir an önce 1 yıl bile olmasına rağmen 1 asır gibi gelen ve nasıl başlayıp bittiğini anlamadığımız bu seneki lig bir an önce bitsin lütfen...
Düşünsenize şimdi Mayısın sonları son hafta maçları oynanacak.Maçlar aydınlık havada oynanıyor,tribünlerde kısa kollu giymiş,şapkasını takmış taraftarlar.TV'de şampiyona hazırlanan klipler,videolar.Her merkezden canlı yayın.Bir nevi Brezilya Karnavalı.
![]() |
| Brezilya Karnavalı |
"Yetim bir lig oldu bu sene"
Düşününce gerçekten bu başlık "cuk" diye oturdu.Ligin ne suçu var arkadaşım?Bu ligi bu hale getirenler bu ligi yetim bırakanlar utansın aman banane(!) demek vardı ama bu tutkuya öyle bir bağlanmışız ki düşündüğümüz şeyler neler olması gerekirken neleri düşünüyoruz.Alın yeni bir sistem de ben öneriyorum.34 hafta koşturma oyuncuları 4 büyükleri koy play-off'a diğerlerinide kendi arasında turnuva yap.2 ayda oynansın bitsin maçlar(!)
Zaten biz bu tutkuyu sadece kupa kaldırmak,ezeli rakiplerimizi yenmek için yaşıyoruz.Bize ne her hafta heyecandan.2 ayda olsun bitsin işte.
Yukarıda saçmaladığım gibi play-off'ta bunun gibi bir saçmalık.Biz sadece derbi izlemek için takım tutmuyoruz sonuçta.O bahsettiğim şampiyonluk havaları,deplasman maçları,oyun içi oyun dışı 1 sene boyunca takip etmek vs. bunlar bizi bu tutkuya çeken sebepler.
Öte yandan da öyle bir kin beslemiş ki insanlar ezeli rakiplerini yenmekten başka bir amaçları yok sanki.Bırak canım yenilebilirsin güzel bir heyecan yaşa yeter.Her şey yenmek değil ki bazen.Dostluk,maç öncesi heyecan,tatlı atışmalar bu işin güzelliği.
Seneye kalkmasını ümit ediyoruz tabiki de.Bu kadar yazıdan sonra seneye de oynansın demem saçma olurdu zaten.Bir an önce 1 yıl bile olmasına rağmen 1 asır gibi gelen ve nasıl başlayıp bittiğini anlamadığımız bu seneki lig bir an önce bitsin lütfen...
2 Nisan 2012 Pazartesi
26 Mart 2012 Pazartesi
25 Mart 2012 Pazar
Galatasaray 1-1 Trabzonspor
Maçın en kısa özeti "1-1" lerini yediler...
Hafta içi Sivasspor mağlubiyetinden sonra bu maçı kazanmak ligdeki puan farkını korumak için gerçekten önemliydi.Ancak maça iyi başlamadık.Elmanderin yokluğu çok büyük etki yaratmış takımda.Elmander basan,top alan,şut çeken bir oyuncu.Onun yerine Baros bunları tamamlayamadı ve yanında 2 haftadır kötü olan Necati...
Trabzonspor maça iyi başladı.Kendi evinde oynuyormuş gibi rahat oynadı ve hızlı kullanılan bir faulle golü de buldu.Daha sonra çok sayıda kontratak yakalasa da bunları değerlendiremedi.
Cüneyt Çakır Türkiye'de güvendiğim hakemler listesinde ilk sırada diyebilirdim.Ancak bu maçta gözümden birazcık ta olsa düştü.Olaylara taraftarlık dışında da bakınca gerçekten bu maçta hani o meşhur tabir ile sınıfta kaldı.Her 2 takım adına da verilmeyen kartlar,yanlış verilen karalar maça büyük derecede etki etti.
Bunların yanı sıra son haftalarda o bildiğimiz,beğendiğimiz futbolu da kaybediyoruz.Play-off'lara az bir zaman kala daha da iyi oynamamız gerekirken işleri zora sokuyoruz.Elmanderin yokluğu takımı etkiledi ancak takım bir an önce toparlanmalı ve önündeki 2 maçı da kazanmalı.Malum önümüzde TS-FB maçı varken 3 puan bizim için önemli olacaktır.
Ah şu son dakikalar...
Şu son dakikalar derbilerde insanı kalpten götürecek.Beşiktaş maçında son anda yırttık Elmander'in golüyle.Ancak Fenerbahçe maçında son dakikada direkten dönen topumuz,Trabzon maçında Mehmet Batdal'ın kaçırdığı mutlak gol.Hani oraya boş bir kutu koysanız.Belki çarpıp köşeye gider ve gol olur.(!)
İlk haftalar bizi uçuran takımda 32 maç sonra yorgunluk fazlasıyla göze batıyor.İlk başlarda 1-2 oyuncu ile paçayı yırtıyorduk ancak artık yedek kulubesinin sağlam olmamasını hissediyoruz.
Takımın bir an önce toparlanması lazım yoksa Fatih Hoca'dan daha çok azar işitirler.Bu onlar için daha hayırlı olur bence :)
17 Mart 2012 Cumartesi
Play-Off Fener Ohh!
Başlık bir çok şeyi anlatıyor aslında.Fenerbahçelilerin üzerimizde oyunlar dönüyor demesi bizim dememiz gerekirken gerçekten saçma.Play-off saçmalığı olmasaydı Kadıköyde 2-2 ile şampiyonluk kutluyor olucaktık.Sonra konuşsunlar 12-13 yıldan,yenememekten...
Her şeye rağmen yılmayacağız ! Bu yola çıktıysak,bu yolda and içtiysek şampiyonluğa bunu gerçekleştireceğiz.
Her şeye rağmen yılmayacağız ! Bu yola çıktıysak,bu yolda and içtiysek şampiyonluğa bunu gerçekleştireceğiz.
Maça gelirsek..İlk 15 dakika Fenerbahçe taraftarına arkasına alarak kişisel becerilerle 2 gol bulmayı başardı.Tüm fenerlilerin ağzında 6'yı geçicez lafları dolaşırken Galatasaray'ın ne kadar büyük ve becerikli bir takım olduğunu bilmiyorlardı..
15. dakikadan sonra sahada bildiğimiz Galatasaray vardı.Topu rakibe göstermeyen,tek kale oynayan,baskı yapan bir Galatasaray.Golü de çok iyi zamanda bulduk.Necatinin ilk yarının sonlarındaki kafa vuruşu daha etkili olsa devreyi 2-2 kapatabilirdik.Ancak olmadı,futbolda bazen her şeyi yapsanız dahi şans denilen o ibare olmazsa yaptıklarınız boşadır.
Oyunun geri kalan bölümünde sanki kendi evimizde oynuyormuş gibi oynadık.55 bin kişi önünde rakibinize top göstermemek yabana atılacak iş değildir.
2. golü çok aradık,çok fırsat bulduk ama gerek şans,gerek beceriksizlikler gole engel oldu.Ta ki Hakan Balta sahneye çıkana kadar.Elmander kafa ile Baltanın önüne topu çok iyi indirdi ve Hakan Balta demarke durumda golü yapmayı başardı.
O dakikadan sonra fenerbahçelileri acaba 3. golü yermiyiz şüphesi vardı ve maçın öyle bitmesi onlar için en iyi ihtimallerden biriydi.Bunca stres ortamında Aykut Kocamanın yanlış hamleleri oyunu lehimize daha çok çevirdi.2. golden sonra Fenerbahçede üstünlüğü sağlayacak bir oyuncu bulunmaması bizim için bir avantajdı.
Ah o direkten dönmese o top...
Son saniyede herkesin "maç bitti" dediği yerde Baros'un Selçuğun ortasına vuruşunda top direkten döndü.Eğer o top ordan dönmese....
Her şeye rağmen bu skor ile ligi 1.sırada bitirmeyi 3 hafta kala garantilemiş olmak bunca insanın büyük emeğidir.Bu yolda emeği geçen herkesin akıttığı tere helal olsun...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









